Buz Kaplanı

Bir adam panikten hızlı nefesler alarak buz tutmuş çam ağaçların arasından koşuyordu.

(Size bir hikaye anlatacağım.)

Üzerindeki mont parçalanmış bir halde idi. Kanayan pençe izleri altından gözüküyordu.

(Buna bir korku hikayesi diyebilirsiniz, çok ama çok soğuk yerlerden gelen bir hikaye.)

Koşarken bir anda ayağı bir dala çarptı, zavallı bu sırada yokuş aşağı koşuyordu. Doğanın acımasız kanunları yüzünden yere sert bir biçimde yuvarlanmaya başladı. Bu sırada arkasından beyaz bir figür koşuyordu. Yerdeki buzlaşmış karla o kadar iyi kamufle olmuştu ki kim olduğu anlaşılamazdı.

(Bu hikaye bir kaplan hakkında.)

Adam çığlıklar ile sert bir şekilde zemine çarptı. Çarptığı anda hemen kaçmak için çabaladı. Bu sırada peşinden koşan beyaz figür sanki artık adamın kalkıp kaçabilecek gücü kalmadığını bile bile aşağı doğru devrilmeden rahat bir biçimde yürümeye başlamıştı.

(Bu kaplan bildiğiniz kaplanlardan değil, çünkü bu kaplan tıpkı bir insan kadar akıllı.)

Adam arkasına bir an baktı, ve figürü görünce çığlıklar atmaya başladı. Deli gibi kalkmaya çırpındı ama bacakları çarpış sırasında kırılmıştı. Figür en sonunda durdu, ama sadece onun hareketlerini izlemek için durmuştu.

(Altın gözler ile bir şeytani bilgeliğe sahip şahinin bakışı vardır. Sanki bizim hakkımızda her şeyi biliyormuş gibidir.)

Figürün altın gözleri bir an parladı, sanki adamın bu halinden eğleniyormuş gibi idi. Ona doğru tekrar yürümeye başladı, bu sırada pençeleri açılmıştı, sürekli kana bulanmaktan kıpkırmızı olmuşlardı.

(Acımasız, keskin, buz gibi pençelere sahiptir. Kıpkırmızıdırlar, bunun nedenini herhalde anlarsınız.)

Adam en sonunda sanki artık kaderinden kaçamayacağını biliyormuş gibi hareket etmeyi kesti ve yatıp gökyüzüne bakmaya başladı, sanki bulutlarda biraz sonra gideceği yeri arıyormuş gibi idi. Bu sırada figür(yani kaplan) sırıtarak bembeyaz, ama uçları kırmızı dişler gösterdi.

(Dişleri sivri, uçları kanla kirli, ve bembeyazdır.)

Sonra ağzını açtı ve gülüyormuş gibi kükredi, ya da şevinç içinde belki, çünkü dağların arasında kıtlığın oluşması çok sık görünen bir durumdu. Bu yüzden belki haftalardır ağzına bir şey alamamıştı, şimdi karşısında bir taze et varken neden acıma gösterecekmiş?

(Kükreyişi dağları bile korkudan titretir. Hiçbir canlı ona karşı gelemez.)

Sonra adamın üzerine vahşice atıldı ve pençesiyle adamın göğsünü deşti, bu sırada kalbinide içinden dışına doğru fırlatmış oldu, ve adam acı ve korkudan bağırmaktan başka bir şey yapamıyordu.

(Özellikle o açken…)

Adamın acı dolu bağrışı kaplan tekrardan ağzını açana kadar sürdü, ve bir daha duyulmadı.

(Ve ona Buz Kaplanı denilir…)

________________________
________________________
________________________
________________________

Yazan: İrem Ç.

İstek: Rezan’dan

Eeee Rezan, istediğin gibi oldu mu?

Thank you!

I would like to thank Http://Www.Bookofraspieler.Com for the compliment.

And I do plan to continue writing on my blog.

I would also like to thank Zeynep for complimenting me also.

Thank you so much!!!!!!!!!

🙂

Elmalı Ekmek

Elmalı ekmek:

1-Tam buğday unu ile yapılmış ekmek hamuru, (yağ yok, şeker katılmıyor.)

2-Rendelenmiş kırmızı ya da yeşil elmalar.

Hamurdan top halinde parçalar alıp açıyorsun, sonra içine rendelenmiş elmalardan koyuyorsun.
Ondan sonra elinle kapatıyorsun, elmalı mantı gibi düşünebilirsin.

Bunu yaptiktan sonra yapışmasın diye altına biraz yağ sürüp tezgahta diziyorsun.

Son işlem ise fırına atmak, tam olduktan sonra yemek oluyor.

Herhalde ekmek hamurun nasıl yapıldığına başka bir yerden bakarsın.

😉

Beni Hayata Geri Getir

‘How Can You See Through My Eyes?’

Bir savaş çıkmıştı, kanlı bir savaş.

‘Like open doors…’

Bir sürü vücüt yere düşmüştü, bazıları insanlık taşırken, diğerleri… farklı bir varlığın yüzünü taşıyordu. Şeytani yüzler.

‘Leading you down into my core’

Yerde kan birinkintileri vardı, toprağın çamuru ile karışmışlardı, ve tek bir çıplak ayak artık cehennem’e dönmüş bu kanlarla kirleniyor.

‘Where I’ve become so numb’

Beyaz bir elbise ile yürüyen soluk tenli bir kadındı, siyah uzun saçları soğuk rüzgar ile dalgalanıyordu.

‘Without a soul’

Ruhsuz gözlerle ileri doğru bakarak yürüyordu.

‘My body’s sleeping somewhere cold’

Taa ki bu savaşın arasında kalmış bir tepenin önünde durana kadar. Tepenin üzerindeki vücutları kavrayıp tepenin üzerinden çekmeye başladı.

‘Until you find it there’

Elleri ve ayakları kana bulanmıştı, ama buna aldırış etmeden kırmızı sıvının ikinci bir deri gibi yapışmasına izin verdi. Zaten onu görecek yoktu bu ıssız yerde.

‘And lead’

Tepenin üzerinde bulunan vücutlar önünden çekildiğinde ellerini yavaşça uzattı.

‘It’

Elleri bir şeyi kavradı.

‘Back’

Ve tepenin üzerinden aldı. Elinde tuttuğu şeyin altından kanlar damlıyordu, kadın çelik kadar soğuk gözleri ile kahverengi gözlere baktı. Elinde tuttuğu bir savaşçı erkeğin kesilmiş kafasıydı.

‘Home…’

O sırada binbir gezegende binbir yıldızlar sanki evren ağlıyormuşçasına kaydı.

‘Wake me up (Wake me up inside)’

Tüm Dünya’yı neden olduğu biinmez bir hüzün kapladı.

‘I can’t wake up (Wake me up inside)’

Hayvanlar hüzünle yakardı, rüzgar acı çeken ruhlarla birlikte savruldu, toprak ana üstündeki çatlaklardan sıcak tuzlu su ağladı.

‘Save me’

Kadın ise, elinde tuttuğu kafayı göğsüne bastırarak sessizce gözyaşlarını bıraktı.

‘Call my name’

Sonra kafasını kara bulutlarla dolu olan göğe doğru kaldırdı.

‘And save me from the dark’

Ve büyük bir güçle haykırdı.

‘Wake me up (Bid my blood to run)

“GÖM BENİ TOPRAK ANA! TÜM BU HAYATLARI GÖTÜREN SAVAŞIN İZLERİ İLE GÖM!!”

‘I can’t wake up (Before I come undone)

Ve bir fırtına kopup toprakları bu isteği yerine getirmek üzere savurdu.

‘Save me’

Kadın haykırarak ağlamaya devam etti.

‘Save me from the nothing I’ve become’

Ve savaşın tüm izleri ile birlikte istedildiği şekilde gömüldü.

———-

Anlatılan şarkı ‘Bring me back to life’ idi. Bu hikayedeki karakterleri kendim uydurdum. Burda anlatılan aslında bir aşk hikayesidir. Bu fikri şarkının sözlerinden almıştım, ne düşündüğünüzü anlatırsınız diye umuyorum.

İrem Çataltepe

Blog Hakkında…

Bu web sitesini sırf seyahatleri yazmak için kullanmayacağım (Text yazısının neden böyle çıktığını bilmiyorum)

Belki yazacağım bazı hikayelerin bölümlerini buraya yazacağım. Çünkü aklımda yeni fikirler var.

Bu arada, hikaye demişken, benim sizi bir karakter olarak katarak yazmamı istediğiniz bir hikaye var mı?

Bunun için;

-Türünü

-Konusunu

-Ne hakkında olmasını istediğinizi

-Ve ek karakter olarak neleri katmamı istediğinizi yazıp göndermelisiniz.

Bu arada, fiziksel görünüşlerini de yazınız.